Kategoriler
Cemaat-i İslami’den çağrı var: Direnişimize destek olun

Cemaat-i İslami’den çağrı var: Direnişimize destek olun

Cemaat-i İslami Genel Başkanı Moqbul Ahmed, Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü ile AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan’a mektup gönderdi.

Bangladeş Cemaat-i İslami Genel Başkanı Moqbul Ahmed, Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü ile AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan’a mektup gönderdi. Cemaat-i İslam-i Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’e idam kararı verilmesinin ardından Müslümanları infaz kararına karşı tepki göstermeye çağıran Ahmed, Siyonist destekçisi ve Hindistan’ın tekelinde Şeyh Hasina yönetimine karşı tüm dünyayı tepki göstermeye çağırdı.

 

 

Abdullah ÖZBAY  - Milli Gazete

 

Bangladeş’te Cemaat-i İslami üyelerine yapılan zulümler devam ediyor. Hindistan idaresindeki Şeyh Hasina yönetiminin sözde mahkemeleri Cemaat-i İslami liderlerine idam kararları vermeyi sürdürüyor. Son yıllarda Cemaat-i İslami Lideri Abdulkadir Molla ve Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamuruzzam’ın idam edilmesinden sonra şimdi de gündemde Cemaat-i İslami Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in idamı var. Şeyh Hasina idaresinde sahte mahkemeler tarafından idam kararı verilen Mücahit’in önümüzdeki günlerde idam edilmesi söz konusu. Cemaat-i İslami partisi geçtiğimiz gün ESAM Genel Başkanı Recai Kutan aracılığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaştırılmak üzere idamlara dikkat çeken bir mektup göndermişti. Şimdi ise Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü ile AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan’a iki ayrı mektup gönderildi. Cemaat-i İslami Genel Başkanı Moqbul Ahmed tarafından kaleme alınan mektuplarda dünyadaki Müslümanlara çağrı yapılıyor ve verilen idam kararlarına karşı tepki verilmesi isteniyor.

 

İDAMLARIN SEBEBİ ÖZGÜR BİR DEVLET İSTEMEK

 

Şeyh Hasina’nın Cemaat-i İslami üzerindeki baskıları 40 yıl öncesine, Pakistan ve Hindistan mücadelesine dayanıyor. 1947 yılında Hindistan’dan ayrılan Pakistan, bağımsız bir devlet olarak ilan edildi. O günden sonra ise Hindistan Pakistan’ın üzerindeki baskılarını aralıksız sürdürdü. Böylelikle 1971’e gelindiğinde Pakistan’da iç çatışmalar kendini göstermiş oldu. O yıllarda Bangladeş, Pakistan’a bağlı olarak, Doğu Pakistan olarak anılıyordu. Hindistan’ın desteği ile Pakistan zor durumda bırakıldı ve ülke bir mücadeleye girdi. Bu mücadelenin ardından Pakistan daha fazla direnemedi.                  16 Kasım 1971 tarihine gelindiğinde Doğu Pakistan Hindistan’ın işgali altında kaldı. Şimdiki Bangladeş’i yani Doğu Pakistan’ı Hindistan Kuvvetleri iki yıl işgal altında tuttu. Daha sonra ise Hindistan tarafından Bangladeş’in Cumhurbaşkanlığı’na Şeyh Hasina’nın babası olan Muciburrahman getirildi. Şeyh Hasina tarafından Cemaat-i İslami liderlerine verilen idam kararları Bangladeş’in bu geçmişine dayanıyor. Hindistan’ın tekelinde bir devlet istemeyen Cemaat-i İslami o yıllarda bu hareketlere karşı çıktığı için Pakistan’a destek verdiği gerekçesi ile savaşın suçlusu sayılıyor. Siyonist İsrail ve Hindistan idaresindeki Şeyh Hasina’ın sözde mahkemeleri ise 40 yıl önce yaşanan olayları gerekçe göstererek Cemaat-i İslami üyelerine idam kararı vermeye devam ediyor.

KÖYLÜ VE TURHAN’A CEMAAT-İ İSLAMİ’DEN MEKTUP

Cansuyu Derneği Başkanı Mustafa Köylü ile AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan’a mektup gönderen Cemaat-i İslami Genel Başkanı Moqbul Ahmed, tüm Müslümanlara çağrıda bulunarak önümüzdeki günlerde idam edilmesi söz konusu olan Cemaat-i İslami Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in durumuna dikkat çekiyor. Gazetemize açıklamalarda bulunan Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü, Bangladeş’te Cemaat-i İslami mensuplarının uyduruk mahkemelerde yargılandıklarını belirterek şunları kaydetti: “Dünyada zulme uğrayan insanlar yalnız kaldı. Bangladeş’te Cemaat-i İslami mensupları uyduruk mahkemelerde idam ediliyor, yargılanıyor ve işkencelere tabi tutuluyor. Bu süreçte 400 bine yakın insan bir şekilde karakollara alındı. Burada tam bir kıyım mekanizması işliyor. Bunlara karşılık ise dünyadan ses çıkmıyor. Maksat Hindistan’ın desteği ile inançlı kesimlerin uzaklaştırılmasıdır. Güzel bir direniş var ama herhangi bir kuruluştan destek gelmediği için zor durumdalar. Önümüzdeki günlerde Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in idamı söz konusu. Temyiz kararı bekleniyor. Bu uyduruk mahkemeler idam kararı vermek üzere kurulmuş mahkemelerdir. Mahkemesi böyle olunca temyizinde de farklı bir durum beklenemez. Bütün Müslümanların bu idamlara karşı ses çıkarması gerekir. İmkânı olan kuruluşlar büyük tepki göstermelidir.”

SİYONİST ODAKLI GÜÇLER HAREKETE GEÇTİ

 

Dünyadaki şer güçlerin Cemaat-i İslami hareketini ortadan kaldırma işine girdiğini dile getiren AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “Yeryüzündeki zulümlerle alakalı ortaya koyulması gereken tespit sadece zulümlerin yapılma anı değildir. Bangladeş’teki idamları sadece o an itibari ile değerlendirmemek gerekiyor. Geçmişe baktığımızda Cemaat-i İslami’nin hayırlı hizmetlerinden sonra dünyadaki Siyonizm odaklı şer güçler faaliyete geçerek Cemaati İslami’yi ortadan kaldırma işine girmişlerdir. Bangladeş’teki kardeşlerimizin rahat bir şekilde yaşamaması için bir takım adımlar atılmıştır. Bu adımları görünce Türkiye’deki adımlarla ne kadar benzeştiğini görmüş oluyoruz. Refah-Yol Hükümeti’nin 11 ayda yaptığı hizmetler ve bu hizmetlerle birlikte ‘eğer önünü alamasak Refah Partisi tek başına iktidar olur’ denilerek ABD’nin büyükelçisine göndermiş olduğu kripto belgesinde de anlaşıldığı gibi Türkiye’nin biran önce karıştırılması sürecine girilmesi planı aynı şekilde Bangladeş’te işletilmektedir. İktidarda bulunduğu dönemde birçok hayırlı hizmetler yapması ve bu sebeple tek başına iktidar olması anlayışı Siyonizm’i harekete geçirmiştir. Bu Türkiye ve Mısır’da da yapıldı. Kardeşlerimiz Cemaat-i İslami’den mektup getirdiler.  Bu mektup bizlere şereftir. Bizin yaptığımız eylemler neticesinde bu mektubu getirmişler” diye konuştu.