Kategoriler
Cansuyu, Keşmir Konferansına Ev Sahipliği yaptı

Cansuyu, Keşmir Konferansına Ev Sahipliği yaptı

Cansuyu, Keşmir Konferansına Ev Sahipliği yaptı

 

Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, ‘Kriz ve Belirsizlik Ekseninden Barış ve İstikrara, Özgür Cammu Keşmir’ Konferansı’yla Keşmir’de yaşanan insanlık dramını masaya yatırdı. Protokol konuşmalarının ardından yapılan panelde Keşmir’deki gelişmeleri yakından takip eden akademisyen, gazeteci ve uzmanlar çözüm önerilerini anlattı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün yaptığı oturumda;  Abdul Rashid Turabi, Mushtaq Ahmed Jeelani, Dr. Nedim Çavdari, Prof. Dr. Halil Toker, Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Demir ve gazeteci Muhammed Vefa Özalp birer konuşma yaptı.

 

 

BÜLBÜL: GERÇEKLER NE KADAR YAYILIRSA MESELE O KADAR HIZLI ÇÖZÜLÜR

 

Oturumun açılış konuşmasını yapan moderatör Prof. Dr. Kudret Bülbül, Keşmir’de bir İngiliz klasiği olan böl, parçala yut taktiğinin uygulandığını hatırlatarak, “Osmanlı Balkanlar’dan çekildikten sonra nasıl çok etnikli bir yapı ortaya çıkmışsa Keşmir’de de aynı durum ortaya çıkmıştır. Hindistan şunu fark etmeli, anlamalı ki; komşusuyla sürekli savaş halinde olan bir ülke hiçbir zaman süper güç olamaz. Bölgede Pakistan olduğu sürece Hindistan bir süper güç olamaz. Ancak birlikte hareket ederlerse güçlenirler. Pakistan, Keşmir meselesini olabildiğince uluslararası camiaya taşımalıdır. Uluslararası arena ne kadar gerçekleri öğrenirse mesele o kadar hızlı çözülür” dedi.

 

 

TURABİ: PAKİSTAN VE KEŞMİR BÜTÜN ZULÜMLERE RAĞMEN AYAKTA VE BAŞARIYA ULAŞACAKTIR

 

Keşmir’de Cemaat-i İslami hareketinin 22 yıl boyunca başkanlığını yapan Abdul Rashid Turabi, yaptığı açıklamada, Cansuyu Derneği’ne düzenledikleri bu önemli programdan dolayı teşekkür ederek, “Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızı da burada analım. Burada bulunmak Keşmir ile ilgili konuşma benim için büyük bir onurdur. Hindistan neden Keşmir’i baskı altında tutmaya çalışıyor? Bu soru Hindistan’ın kurucu başbakanı tarafından sorulmuştur. Ve cevabı şu olmuştur; Müslüman devleti baskı altında tutmak. Ve Pakistan’ın ideolojisini baskı altında tutmak. Ve bu ideoloji Pakistan’ın işgal edilmesine neden olmuştur. Öte yandan  Keşmir’in ve Pakistan’ın stratejik önemi vardır. Pakistan’ın enerji ve su kaynakları önemli yer tutmuştur. Keşmir’den Pakistan’a su kaynakları gitmektedir. BM’nin kararı vardır ancak bu kararlar Hindistan hükümeti tarafından uygulanmamıştır. Binlerce, on binlerce kardeşlerimizi evlerinden, vatanlarından etmişlerdir. 5 milyon kişi Pakistan’dan başka ülkelere sürgün edildi. Bütün baskılara ve zulümlere karşı elhamdülillah Pakistan ve Keşmir halkı ayakta duruyor ve inşallah zafere ulaşacağız çünkü biz haklıyız ve adaletliyiz” dedi.

 

 

JEELANİ: HİNDİSTAN KENDİ ANAYASASINA BİLE UYMUYOR KEŞMİR’DE

 

Kanada’da Keşmir Yardım Fonu genel müdürlüğü yapan Mushtaq Ahmed Jeelani, “İnşallah bu konferanstan sonra bir strateji belirleyeceğiz. Keşmir kanamaktadır. 70 yıldır Hindistan işgali altındadır. Dünyanın en fazla asker bulunan alanıdır. İnternet ve iletişim kanalları kapalıdır. Bütün giriş ve çıkışlarda insanlar denetlenmektedir. Cammu Keşmir’de olanlar, bütün bu engellemeler, 8 bin öğrencinin okuluna gidememesi, insanların hastanelere gidememesi, ne yazık ki bütün bu zulümler yaşanmaktadır. Hindistan yasasına bile aykırı hareketler yapılmaktadır ve uluslararası kuruluşların uyarıları dikkate alınmıyor. İnsanlar en temel haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu kesinlikle ilk defa olmuyor. Hindistan bunu daha önce de yaptı ama şimdi en uzun süre zulümlerini yapıyor.” diye konuştu.

 

 

ÇAVDARİ: 500 BİN İNSAN HAYATINI KAYBETTİ

 

Dr. Nedim Çavdari, “500 bine yakın insan hayatını kaybetti Keşmir’de. 10 bine kadar insan ise kayıp. Toplu mezarlar ortaya çıktı. Son 30 yıl içerisinde yaklaşık 114 bin insan şehit oldu. 13 bin kayıtlı tecavüz var. Çok sayıda, uzuvları eksik olan insanlar var. Bunların hepsinin ortaya çıkarılması lazım. Ama ortada sağlıklı bir iletişim olmadığı için bunlar dile getirilemiyor, kimse haberdar olmuyor. Bunlar görünen hastalıklar, bir de görünmeyen hastalıklar, travmalar var. STK’ların sadece bulgur, pilav, makarna değil, insanların sesini duyurması için haberleşme sistemi ile ilgili yardımlar yapması lazım. Gazze’de bir saat içinde ne oldu? Haber alabiliyoruz ancak Keşmir’de son 1 ayda ne olsa hatta 6 ayda ne olsa bilmiyoruz. Bununla ilgili, çözümle alakalı bir şeyler yapılmalı” dedi.

 

 

TOKER: KEŞMİR HİÇBİR ZAMAN HİNDİSTAN’IN BİR PARÇASI OLMADI

 

Prof. Dr. Halil Toker, “Keşmir ne 1947’de ne de öncesinde hiçbir zaman Hindistan’ın bir parçası olmadı. Bugün Hindistan’ı yöneten hükümet tamamen faşist bir hükümet ve Hindu faşistliğinin önceleyen bir hükümet. Şimdiki Hindistan Başbakanı Modi, 2002’de 3 gün boyunca polislerin Müslümanları katletmesine müsaade etti. Ve bu adam şimdi ülkenin başbakanı. Yaptıkları zulümler ve işkencelerin hepsine dünya şu an sessiz kalıyor” diye konuştu.

 

 

DEMİR: KEŞMİR STRATEJİK BİR BÖLGE, BIRAKMAK İSTEMİYOR

 

Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Demir, “Düşmanın görevi elinden gelen bütün stratejileri uygulamaktır. Biz Müslümanların görevi ise bu stratejilerine ve oyunlarına karşı hazırlıklı olmalıyız. Bizim o bölgede gözlemlediğimiz bir durum var. İletişim kopukluğu var. Bunu bilen Hindistan ise bunu iyi kullanıyor. Ve bu ayrılığı, kopukluğu körüklüyor. Burası stratejik bir bölge. Güney Asya’nın bütün su kaynakları da  Himalayalar’dan beslendiği için ve tarım için de önemli olduğu için burayı hiçbir zaman bırakmak istemeyecektir” dedi.

 

 

VEFA: BÖLGEYİ İŞGALE HAZIR HALE GETİRMEK İSTİYORLAR

 

Gazeteci Muhammed Vefa ise yaptığı konuşmada, “Hindistan’ın işgali altındaki Cammu Keşmir, emperyalist ülkelerin iştahını kabartıyor. Bölgedeki gençleri terörize etmek istiyorlar. İsyan çıkmasını istiyorlar. Bununla beraber Keşmir’e silah satıcıları çullanmış durumda. Başta İtalya ve İsrail... İsrail’in bölgede sattığı silahlar uluslararası kurallara göre kullanılması yasak silahlar. Hindistan’ın işgali altında bulunan Cammu Keşmir’de emperyalist tezgâhlar devreye konulmak isteniyor. Emperyalist ülkelerin son yıllardaki en büyük işgal adımlarının ön ayağını oluşturan radikalizmi körükleyerek, daha önce IŞİD ve benzer terör örgütleri adı altında Suriye, Afrika’daki bazı ülkeleri, Moro’daki gibi uzlaşmanın önünü kapatmak ve bölge işgale hazır hale getirilmek isteniyor. Bu yöntemle gayelerine ulaşmak istiyorlar. En büyük amaç bu… Türkiye’nin Keşmir için en büyük hamlesi Hindistan ve Pakistan’ı aynı masada oturtmaktır. Bundan başka çıkar yol yoktur. Liderlere çok büyük görev düşüyor. Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, nasıl Filistin davasını anlattıysa Türkiye’deki liderlerin de bu konuya değinmesi ve anlatması gerekiyor” dedi.