Kategoriler
Yoksulluk Yabancılaştırıyor

 Yoksulluk Yabancılaştırıyor

Cansuyu tarafından yaptırılan 'Yoksulluk Algısı' araştırması Türkiye'nin önemli bir gerçeğine dikkat çekiyor...

Cansuyu tarafından yaptırılan 'Yoksulluk Algısı' araştırması Türkiye'nin önemli bir gerçeğine dikkat çekiyor...

Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin, Türkiye'nin en önemli sorunların başında gelen yoksulluk algısını yoksulların ve yardım edenlerin gözünde irdeleyen araştırma sonuçları ESAM'da masaya yatırıldı. Hayırseverlerin zengin gönlünden aldığı yardımlarla yaklaşık 6 yıldır yoksulların dertlerine çare olmaya çalışan Cansuyu, bu alandaki birikimini yaptırdığı kapsamlı bir araştırma ile bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin en önemli sorunu olmasına rağmen 'hayatımızdan dışladığımız' yoksulluk algısına yaptığı kapsamlı araştırma ile yeni bir boyut kazandıran Cansuyu, yardım eden ile yardım alanın sosyolojik durumunu ortaya koyarak yoksullukla mücadelede kapsamlı çözüm önerilerinde bulundu.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Çarşamba konferanslarının bu haftaki konusu 'Cansuyu Yoksulluk Raporu' oldu. Türkiye'de yoksullaşma sürecinin nedenleri ve çarelerinin irdelendiği konferansta, Cansuyu tarafından yaptırılan 'Türkiye'de Yoksulluk Algısı' araştırmasını hazırlayan Doç. Dr. Tevfik Erdem, Ahmet Kızılkaya ve İnsan Hakları Uzmanı Selvet Çetin birer sunum yaptı.

Yoksulluğun temelinde uygulanan ekonomik model yatıyor

Sunumdan önce Türkiye'de Yoksulluk Algısı Araştırması üzerine bir değerlendirmede bulunan Cansuyu Genel Sekreteri Muhammet Polat, Türkiye'nin en önemli sorunlarının başında gelen yoksulluğun temel sebebinin uygulanan ekonomik model olduğunu vurguladı. Bu modelde zengin ile yoksulun arasındaki uçurumun gittikçe derinleştiğine dikkat çeken Polat, "Felaket diye adlandırabileceğimiz bu sorun oluşmasın diye sisteme rağmen çalışıp yaralarımızı sarmamız gerekiyor" dedi.

Yoksulluğun, günlük temel ihtiyaçların tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olmama durumu olduğunu anımsatan Polat, yoksulluğun ülkenin en ciddi sorunlarının başında gelmesine rağmen ne yazık ki konunun sosyal boyutunu ortaya koyan yeterli bir çalışmanın bulunmadığını kaydetti. Yapılan araştırmalarda ise yoksulluğa genelde akademik ve teorik açıdan bakıldığını anlatan Polat, Cansuyu tarafından Türkiye genelinde yapılan 'Türkiye'de Yoksulluk Algısı Araştırması'nın yoksullukla ilgili yapılan en kapsamlı bir çalışma olduğunu belirtti.

Bu araştırmanın bir ihtiyaçtan doğduğunu anlatan Polat, şöyle konuştu: "Türkiye'de Yoksulluk Algısı Araştırması yoksulların yaşam kalitelerini artırmayı hedefleyen bir projedir. Proje fikrinin gelişiminde derneğimizin yıllara dayanan gözlem ve deneyimleri belirleyici olmuştur. Bu özverili deneyimler yoksullukla kararlı bir mücadele için daha profesyonel bir hizmet anlayışının gerekliliğini ortaya çıkarmış ve bu araştırma bu ihtiyacın bir ürünü olarak doğmuştur"

 

Yoksulluğa yardım temelli değil mücadele vizyonu ile yaklaşılmalı

Bu araştırmanın Türkiye'deki yoksulluk politikalarına bir vizyon sunacağını kaydeden Cansuyu Genel Sekreteri Muhammet Polat, yoksulluğun basit bir tarzda değil profesyonel bir tarzda ele alınması gerektiğini ifade etti. "Dolayısıyla yoksulluğa salt yardım temelinde değil, mücadele vizyonuyla yaklaşılmalıdır" diye konuşan Polat, "Artık yoksulluğu sadece bir gelir düşüklüğü sorunu olarak görmekten vazgeçip, insanların topluma, toplumun eşit bireyleri olarak katılabilmelerini engellediğini kabul ederek tüm gücümüzle savaşmamız gerekiyor" dedi.

Kurumların yoksulluk rakamları bir birini tutmuyor

Araştırmanın danışmanlığını yapan Doç. Dr. Tevfik Erdem, yoksulluk algısının ülkenin en önemli sorunu olmasına rağmen ülkede net bir yoksulluk tanımının bulunmadığını kaydetti. Her ay düzenli bir şekilde farklı kurumlar tarafından açıklanan açlık ve yoksulluk rakamlarının bile bir biriyle örtüşmediğini anlatan Erdem, "Yoksulluk rakamları kurumlara göre değişiyor. Bu da yardım derneklerini ciddi anlamda sıkıntıya düşürüyor" dedi.

Yoksulluk algısı üzerine yaptığı tespitlerde önemli detaylara dikkat çeken Erdem, "Modern toplumlarda yoksulluk gündelik hayattan çıkarılmış bir durumda. Yoksulları hayatımızda pek görmüyoruz. Dizilerimizde bile yoksulları hayatımızdan dışlamış durumdayız. Yoksul insanlar yaşadıkları topluma yabancılaşıyorlar. Çaresizlik, yoksulları kabullenmişliğe itiyor. İşsiz olduğu halde bu kabullenmişlikten dolayı iş aramaktan bile artık vazgeçiyor. Bu da yardıma bağımlı toplulukları meydana getiriyor. Yoksulluğun en tehlikeli boyutunu da bu oluşturuyor" dedi.

Araştırma Görevlisi Ahmet Kızılkaya ise yardımseverler gözünde yoksulluk algısını değerlendirdi. Yoksulluğun temel nedeni olarak ülkedeki işsizliğin görüldüğünü vurgulayan Kızılkaya, yardımseverlerin yardım etme duygusunun temelinde de manevi değerlerin yattığını bildirdi. Yardımların zamanında ve yerine ulaşması konusunda yardım temelli sivil toplum kuruluşlarının devlet kurumlarına göre daha güvenli ve başarılı görüldüğünün altını çizen Kızılkaya, ülkenin en önemli sorununa karşı kapsamlı bir araştırma yaptırdığı için Cansuyu'na teşekkür etti.

İnsan Hakları Uzmanı Selvet Çetin ise yoksulların gözünde yoksulluk algısını değerlendirdi. Türkiye'nin istihdam sorununa bir çözüm bulmadığı müddetçe ülkedeki yoksulluk sorununun giderek derinleşeceğine işaret eden Çetin, yardım alan insanların yapılan yardımları geçici çözüm olarak gördüklerini kaydetti. Türkiye'de yapılan yardımların da çok dağınık bir şekilde yapıldığını bunun da ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Çetin, yardım alanlarda yardımların gerçek sahiplerine gitmediği konusunda bir kanı oluştuğunu anlattı.