Cansuyu, onlarca ülkede açtığı binlerce su kuyusuyla temiz suya erişim seferberliğini sürdürüyor.

2,1 MİLYAR İNSAN GÜVENLİ SUDAN YOKSUN
Cansuyu, onlarca ülkede açtığı binlerce su kuyusuyla temiz suya erişim seferberliğini sürdürüyor
ANKARA — Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF'in Ağustos 2025'te yayımladığı ortak rapora göre, dünya nüfusunun dörtte biri — 2,1 milyar insan — güvenli yönetilen içme suyu hizmetinden yoksun. Bu insanların 106 milyonu, nehir, gölet ve sulama kanallarından doğrudan arıtılmamış su tüketiyor.
Uluslararası kurumlardan elde edilen rakamlar, meselenin bir konfor değil bir hayat meselesi olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre güvensiz su, sanitasyon ve hijyen koşulları her yıl en az 1,4 milyon önlenebilir ölüme yol açıyor. Bunun içinde mikrobiyolojik olarak kirlenmiş içme suyunun tek başına yılda yaklaşık 505 bin ishal ölümüne neden olduğu tahmin ediliyor. 5 yaş altındaki çocuklarda önlenebilir nitelikteki ölüm sayısı ise 395 bin olarak kayıtlara geçiyor.
Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 2005 yılından bu yana ‘Gerçek Muhtaçlara Ulaşmak’ şiarıyla, onlarca ülkede aktif olarak yürüttüğü çalışmalarla ve açtığı binlerce su kuyusuyla milyonlarca insana ulaşarak bu tabloyu değiştirmek için sahada bulunuyor.
Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Peygamber Efendimiz'in 'Sadakanın en faziletlisi su ikram etmektir.' buyruğu, bizim bu alandaki çalışmalarımızın manevi temelini oluşturuyor. Açtığımız her kuyu, aynı zamanda bir çocuğun daha hayatta kalma ihtimalini artırıyor. Araştırmalara baktığımızda, hanelere ulaşan su miktarını artıran çalışmaların 5 yaş altı çocuklarda ölümleri yüzde 34 oranında azalttığını görüyoruz. Yani bir kuyu, sadece sıradan bir su kaynağı değil; bir neslin geleceği olma anlamını taşıyor."

Su yoksunluğunun en ağır bedelini ödeyenler kadınlar ve kız çocukları. Uluslararası kurumların paylaştığı bilgilere göre, veri bulunan 53 ülkede kadın ve kızlar su taşımaya günde toplam 250 milyon saat harcıyor. Dünya genelinde 1,8 milyar insanın evinde içme suyu bulunmuyor ve bu hanelerin üçte ikisinde su taşıma sorumluluğu kadınlara ait.
Cansuyu ekiplerinin sahada karşılaştığı tablo da bu verilerle örtüşüyor. Derneğin konuyla ilgili derlediği raporlara göre; kuyu açılan bazı köylerde kadınların daha önce her gün kilometrelerce yürüyerek temiz bile olmayan suya ulaşmak zorunda kaldıklarını, kuyunun açılmasıyla bu yükün ortadan kalktığı aktarılıyor.
Meselenin eğitim ve dini yaşam boyutu da oldukça kritik: Dünya genelinde her beş çocuktan biri, yani yaklaşık 447 milyon çocuk, okulunda temel içme suyu hizmetinden yoksun. Aynı zamanda Müslüman nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki mescitlerin yakınlarında ve kabristanlarda temizlik ve abdest için temiz su bulunamıyor ve mağduriyetler yaşanıyor. Cansuyu’nun raporlarına göre bu ülkelerde açılan su kuyusu noktalarının belirlenmesinde okul ve mescit bahçelerinde yer almasının önemsendiği ve öncelendiği belirtiliyor.
Cansuyu'nun bu alandaki yaklaşımının ayırt edici yönü, kuyunun açılışını bir bitiş değil başlangıç sayması olarak öne çıkıyor. Zira uluslararası kurumların paylaştığı verilere bakıldığında, iyi niyetle açılan kuyuların önemli bir bölümünün kısa sürede devre dışı kaldığı göze çarpıyor. Sahra Altı Afrika'da el pompalı kuyuların yüzde 25 ila 36'sı herhangi bir anda işlevsiz durumda olarak rapor ediliyor.

Bu konuyla ilgili olarak Genel Başkan Köylü, şunları ifade etti:
"Ecdadımız çeşme yaptırırken yanına vakfını da kurardı; çünkü suyu akıtmak kadar akar tutmak da bir sorumluluktur. Bizim anlayışımız da budur. Bir kuyuyu açıp fotoğrafını çekip ayrılmak bize yakışmaz. Günümüz itibariyle gelinen noktada onlarca ülkede açtığımız binlerce kuyunun bakımını aktif olarak takip ediyor, âtıl kalmış kuyuların restorasyonunu yapıyor, yerel halkın kullanım eğitimini önemsiyoruz. Yıllar önce açtığımız binlerce kuyunun halen aktif olduğunu ve temiz kaynak değerlerini yitirmediğini sürekli kontrollerle görüyoruz Elhamdülillah. Bu bizim en önemsediğimiz konulardan birisidir. Eğer bu takibi, kontrolleri yapmazsak bir müddet sonra bu kuyular işlevsiz hale dönüşüyor. Cansuyu olarak bu ülkedeki partnerlerimizle bu çerçevede sözleşme yapıyor ve bakım masraflarını da üstleniyoruz. Böylece yaşanan aksaklıklarda hızlı çözüm üreterek bu eserlerin kalıcı olmasını sürdürüyoruz. Çünkü Sadaka-i cariye dediğimiz şey, ancak akmaya devam ettiği müddetçe cariyedir."

Dünya çapında temiz içme suyu başlıca bir sorun olmakla birlikte yıkıcı çatışma bölgelerinde tablo daha da ağır. Bunların en başındaysa, Siyonist ablukayla örülmüş soykırım ve işgale direnen Gazze geliyor.
Birleşmiş Milletler raporlarına göre Gazze'de bir milyon insanın — bunların 400 bini çocuk — günlük su erişimi kişi başı 16 litreden 6 litreye düşmüş durumda. Bu miktar, insani yardım standardı olan günlük 15 litrenin çok çok altında. Savaş durumlarında kasıtlı olarak su altyapılarının hedef alındığı da edinilen bilgiler arasında.
Su altyapısının hedef alınmasının doğrudan sonucuysa salgın oluyor: DSÖ verilerine göre Sudan'da yalnızca 2025 yılında 72 bin 716 kolera vakası ve 1.830 ölüm kaydedildi.
Cansuyu, kriz bölgelerinde acil yardımlar kapsamında ihtiyaç duyulan miktarlarda ve halihazırda Gazze’de aktif olarak; günlük, taşınabilir tankerlerle temiz su ulaştırma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Metinde yer alan veriler; DSÖ/UNICEF Ortak İzleme Programı 2025 Raporu, Dünya Sağlık Örgütü yayınları ve PLOS Medicine dergisinde yayımlanan bilimsel araştırmalardan alınmıştır.
24.07.2026